SİNEMA KÜTÜPHANESİ
  AGORA KİTAPLIĞI (38)
  => 1940'lı Yılların Türk Sineması
  => Bernardo Bertolucci
  => Filsitin Sineması
  => Film Bir Adam: Ertem Eğilmez
  => Beynelmilel
  => Charlie Chaplin
  => Quentin Tarantino
  => Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır ve Ölüm
  => Stanley Kubrick
  => Türk Sinemasının Kilometre Taşları
  => Andrey Tarkovski
  => Türk Sinemasında Kürtler
  => Sinematografik Kentler
  => Türk Sinemasının Kadınları
  => 'Rejisör' Atıf Yılmaz
  => Kısa Film Senaryosu
  => Feminist Sinema ve Film Teorisi
  => Sine-Göz
  => Cadde-i Kebir'de Sinema
  => Mühürlenmiş Zaman
  => Jım Jarmusch
  => Sinema Sanatına Giriş
  => Büyülü Fener
  => Sinemanın Arkeolojisi
  => Sinema ve Televizyonda Görüntü Kurgusu
  => Theo Angelopoulos
  => 10 Yönetmen ve Türk Sineması
  => Sinema Dersleri
  => Kadın, İslam ve Sinema
  => İran Sineması
  => Federico Fellini
  => Bütün Filmleriyle Yılmaz Güney
  => Ken Loach ve Filmleri
  => Kurbağa Yağı Satıcısı
  => Lars von Trier
  => Bir Senaryo Yazmak
  => Devrim Sineması
  => Türk Film Yönetmenleri Sözlüğü
  AKİS KİTAP (1)
  ALAN YAYINCILIK
  ALFA KİTAP (4)
  ALTIKIRKBEŞ YAYINLARI (9)
  BAĞLAM YAYINCILIK (12)
  BETA KİTAP (5)
  BİLEŞİM YAYINEVİ (3)
  BİLGİ YAYINEVİ (14)
  BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ (9)
  BOYUT YAYINLARI
  CAN YAYINLARI
  ES YAYINLARI (62)
  HAYALBAZ KİTAP (4)
  HOMER KİTABEVİ
  KABALCI YAYINEVİ
  KAKNÜS YAYINEVİ (1)
  KAPI YAYINLARI (3)
  REMZİ KİTABEVİ (12)
www.sinemakutuphanesi.com www.sinekutu.com
Sinemanın Arkeolojisi


SİNEMANIN ARKEOLOJİSİ

Yazar: C. W. CERAM

Çeviri: Hasan Aydın

Sayfa sayısı: 222










Güzel ve özlü bir tanıma göre, ''Bir film, art arda gelen görüntülerin fotoğrafik yansımasıdır''. Başka bir tanıma göre, ''Fotoğrafik sıralamanın tersine, fotoğrafik araçlarla hareket yanılsaması sağlayan teknik bir araçtır''. Kuşkusuz her iki tanım da yalnızca teknik süreci açıklar. Brockhaus Ansiklopedisi'nin 1932 baskısı, selüloit şeridi olarak film ile 'sinematografi'yi birbirinden kesin olarak ayırır. Bir fotoğrafçı dükkânından film istersem, bir rulo ışığa duyarlı selüloit alırım. Sinemaya gidersem belgesel ya da dramatik bir film izlerim: Eskiden sessiz, şimdilerde sesli olan film, artık selüloit değil, çoğunlukla plastiktir ve sinemaskoptan sineramaya çok sayıda geniş ekran tipindedir. İngilizler 'sinema'ya giderler, Amerikalılar 'film'e, Güney Afrikalılar hâlâ 'biyoskop'a gidiyorlar...

Nefis bir arkeolojik kazı ve muazzam bir görsel şölen olan bu kitap sizi sinemanın tarih-öncesinde gezdirecek...

http://www.agorakitapligi.com/katalog.php?p=12&katalog=6&kitap=153

 
   
Reklam  
 
 
Bugün 1 ziyaretçi (75 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=